Haber 10.07.2018 tarihinde eklendi, (73) defa okundu.

İskeçe Türk Birliği’nin tanınma talebini İstinaf Mahkemesi reddetti

İskeçe Türk Birliği'nin (İTB), 2017 yılı Ekim ayında kabul edilen yeni kanuna dayanarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararının uygulanması talebiyle Trakya İstinaf Mahkemesi'ne açtığı davanın sonucu belli oldu.

Trakya İstinaf Mahkemesi, İskeçe Türk Birliği'nin talebini, daha önce aynı davayı görüştüğü gerekçesiyle ele almayı reddetti.

İTB yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Mahkeme böylece 2017 sonbaharında mecliste kabul edilen yeni kanunu görmezden gelmeyi tercih etti.

On yıldır uygulanmayan bir AİHM kararının uygulanması için bir hukuk mücadelesi veren İskeçe Türk Birliği olarak yaşadığımız hayal kırıklığının tekrarlanmış olduğunu ve insan hakları alanında endişelerimizin arttığını vurgulamak isteriz.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından 2008 yılında açıklanan İskeçe Türk Birliği kararının hayata geçirilmesi amacıyla o dönemde yapılan başvuruyu hatırlatan Trakya İstinaf Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının Yunanistan tarafından uygulanması için Yunanistan meclisinde kabul edilen yeni yasayı dikkate almadı. Yeni yasanın yürürlüğe girmesiyle yeni şartların oluşması sonucunda yapılan ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin, 2008 yılında açıkladığı ve İskeçe Türk Birliği'ni haklı bulduğu kararın uygulanmasına yönelik başvurunun görüşülmemesini, AİHM kararının uygulanmamasına dayanan ve bu amaçla on yıldır devam eden "oyalama" taktiğinin devamı olarak görmekteyiz.

Yunanistan'ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin, İskeçe Türk Birliği kararını bir an önce uygulayarak İskeçe Türk Birliği'nin resmi statüsünü iade etmesini beklemekteyiz.

Yeri gelmişken; İskeçe Türk Birliği olarak 1983 yılında dernek tabelamızın yerinden indirilmesiyle başlayan 35 yıllık hukuk mücadelemizi bundan sonra da aynı kararlılıkla sürdüreceğimizi vurgulamak isteriz.

Ülkemiz Yunanistan'ın; "uluslararası hukuk kararlarını uygulamayan ülke" konumuna sokacak icraat ve taktiklerden vazgeçilmesinin demokrasi açısından şart olduğunu hatırlatır, uluslararası hukukun gereğinin yerine getirilmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının hayata geçirilmesi amacıyla gereken adımların atılmasını beklediğimizi vurgulamak isteriz.”



kaynak:azinlikca