Haber 04.08.2022 tarihinde eklendi, (1) defa okundu.

Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneğinden müftülüklerle ilgili açıklama

Küçük “Doğduğumuz topraklarda devletimiz dediğimiz Yunanistan Cumhuriyetinin ve Miçotakis hükümetinin, Batı Trakya Türk Azınlığının Müftü seçimi ile ilgili yaptığı son düzenleme bizleri şaşırttı mı?

Tabi ki HAYIR!

1967 Albaylar Cuntası ile başlayan hak gasplarımız maalesef ki 21. yüzyılda katmerlenerek devam ediyor.

Çünkü Yunanistan Meclisinde kabul edilen bu son yasal düzenleme Batı Trakya Türk Azınlığının Müftülük kurumuyla ilgili esaslarını belirleyen 1913 Atina Anlaşması, 1920 yılında kabul edilen 2345/1920 sayılı kanun ve 1923 yılında imzalanan ve Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı’nın dini özerkliğini garanti altına alan Lozan Barış Anlaşmasının 40. maddesini adeta yok sayılarak kabul edilmiştir.

Bu yasal düzenlemeyle Yunanistan, soydaşlarımızın uluslararası anlaşmalarla güvence altına alınmış dinî alandaki hak ve özgürlüklerini ihlal etmeyi sürdürerek, Müftülük kurumunu Yunan devletinin kontrolünde bir yapıya dönüştürmeye çalışmaktadır. Bizler diğer konularda olduğu gibi Müftülük seçimimizde de sadece Lozan Antlaşmasından doğan ve anavatanımız Türkiye’deki gayri Müslimlerin kendi dini liderlerini seçmelerinde kendilerine uygulanan hakları ve yine Lozan’dan doğan mütekabiliyet esasına dayalı olan haklarımızı istemekteyiz. Yoksa bizler Batı Trakya Türk Azınlığı olarak yasal haklarımız dışında ayrıca hiçbir hak talebimiz olmamıştır ve olmayacaktır.

Bu çerçevede, söz konusu yasal düzenleme hakkında Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu’nun dün yaptığı ve soydaşlarımızın haklı tepkisini yansıtan açıklamayı bütünüyle destekliyor ve altına imza atıyoruz. Tek beklentimiz de tüm uluslararası antlaşmalara aykırı bu yasal düzenlemenin Miçotakis hükümeti tarafından derhal geri çekilmesidir.  

Bunun yanında Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulunu da ebediyete uğurladığımız İskeçe Müftümüz Ahmet Mete’nin yerine İskeçe’de acilen müftümüzü seçmek üzere karar almasını ve tüm Batı Trakya Türk Azınlığını top yekün bu kararın arkasında durmaya davet ediyoruz.

Ayrıca Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği olarak da son 35-40 yıldır gasp edilen tüm haklarımızın yasal zeminde geri alınıncaya kadar her türlü legal mücadelede Batı Trakya Türk Azınlığının tüm kurumları ile birlik beraberlik içinde omuz omuza mücadeleye bir adım dahi geri atmadan sürdüreceğimizi bu vesile ile bir kez daha toplumuma beyan etmek istiyorum” dedi.